30 Ocak 2018

Albert Camus: Futbol Müsabakasında Röportaj (1957)

30 Ocak 2018 0
Futbola olan ilgisi ile bilinen Albert Camus, 1957 yılında Nobel Ödülü'nü aldıktan sonra Racing Paris ile Monaco arasında gerçekleştirilen bir maçı izlerken kameralara yansıyor ve maç sırasında kendisiyle ufak bir röportaj yapılıyor. Özellikle Nobel Ödülü üzerine sorulan soruya verdiği cevap epey dikkat çekici.

28 Ocak 2018

Charles Bukowski: Tarz (1973)

28 Ocak 2018 0
Charles Bukowski'nin 1970'lerin başında halk önünde yaptığı şiir okumalarından ve günlük hayatına dair kayıtlardan oluşan ve 1973 yılında yayınlanan Bukowski adlı belgeselden alınan bu kayıtta, Bukowski Tarz (Style) adlı şiirini okuyor ve sonrasında seyircilerle ufak bir şakalaşma içine giriyor.

27 Ocak 2018

Ursula K. Le Guin Söyleşisinden Üç Kesit (2014)

27 Ocak 2018 0
Geçen hafta gecenin bir yarısı Mülksüzler romanı ile beni epey sarsmış olan Ursula K. Le Guin'in ölüm haberini aldık. Kendimce bir veda etmek istedim bu büyük isme ve vakti zamanında izlediğim Portland Community College adlı üniversitede 2014 yılında yaptığı söyleşiden aklımda kalan önemli üç kısa bölüm çevirdim. Gönül isterdi ki tamamını çevireyim, ama çok uzun süreceği için onu ileri bir tarihe erteledim.


24 Ocak 2018

Albert Einstein: Entelektüel Yaşama Hizmet Eden Ülke Canlı Hale Gelir

24 Ocak 2018 0
Ne yazık ki Albert Einstein'ın hangi tarihte ve nerede yaptığını bilmediğim bu konuşmanın kaydını tüm bu belirsizliklere rağmen buraya koymak istedim. Koyarken de çevirmenin yanında özellikle sesini epey bir temizledim, en azından bir arşiv kaydı olarak bulunsun istedim. Peki ne diyor Einstein?

"Bir ülke yalnızca bilinçli olarak entelektüel yaşama hizmet ederse gerçekten canlı bir hale gelir."

23 Ocak 2018

Richard Feynman: Nihilizm Üzerine (1964)

23 Ocak 2018 0
Horizon adlı belgesel serisinin 1964 yılında yayınlanan 1. sezon 4. bölümünden alınan bu kesitte, ünlü fizikçi Richard Feynman keşiflerin yapıldığı, doğayı anlamaya başladığımız bir çağda yaşadığımızı söyleyerek bunun de denli önemli bir şey olduğunun altını çiziyor ve çağımızın anlamsız olduğunu söyleyenlerin bu keşiflerin değerini bilemediğini belirtiyor.

21 Ocak 2018

Richard Feynman: Bilimin Anahtarı (1964)

21 Ocak 2018 1
Çağımızın en ünlü fizikçilerinden biri olan ve bilimi olabilecek en eğlenceli ve anlaşılır şekilde öğretmesiyle bilinen Richard Feynman'ın 1964 yılında verdiği derslerin kayıtlarından alınan bu kesitte Feynman "bilimin anahtarı" üzerine konuşuyor. Ne kadar zeki olursanız olun veya ne kadar güzel bir tahminde bulunursanız bulunun, doğayla karşılaştırıldığında uyumsuzsa bu, yanlıştır diyor.

William S. Burroughs: Jack Kerouac Hakkında (1986)

1986 tarihli "What Happened to Kerouac?" adlı belgeselden alınan bu kesitte William S. Burroughs, Beat Kuşağı'nın öncülerinden Jack Kerouac hakkında konuşuyor.

14 Ocak 2018

A Zed & Two Noughts (1985)

14 Ocak 2018 4
Uzun zaman sonra, yani yaklaşık 6 ay sonra, uzun metrajlı bir film çevirmek istedim ve tabii ki doğal olarak hasta oldum. Yaklaşık 3 gün süren hastalığımdan sonra ufaktan iyileşme sürecine girer girmez filmi çevirmeye başladım ve tam şu an her şeyiyle bitmiş bir şekilde bloga bu tanıtım yazısını yazmanın haklı gururu içerisindeyim.

Peter Greenaway'in yazıp yönettiği 1985 yapımı bu filmi aslında yanılmıyorsam geçen sene veya en fazla bir buçuk sene önce izlemiştim. Açıkçası filmin daha yarılarına gelmeden "Bunu çevirmem gerek!" diye düşünmeye başladım. Bir filmin sadece neyi değil, nasıl anlattığının da ne denli önemli olduğunun adeta kanıtı niteliğinde bu film. Ortada aslında basit bir konu var; zoolog olan iki erkek kardeş var ve bir kazada eşi ölüyor bunlardan birinin. Böylece yas sürecine giren kardeş, milyarlarca yıl süren evrimimizin nasıl olup da yok oluşla sonuçlandığını düşünmeye başlıyor ve çürümeyi incelemek istiyor, bunu takıntı haline getiriyor. Elbette diğer kardeş de ondan eksik kalmıyor. Öte yandansa, mitolojik tanrıların ve hikayelerin esinlediği Leda ve Venus gibi kadın karakterlerimiz var. Biri zebralara düşkün, öteki ise kazada kaybettiği bacağıyla kendi değişiminin içine girmiş durumda.

Nasıl desem, çok gülünç aslında filmi anlatmaya çalışmam, çünkü anlatılacak bir şey değil. Bu filmi izlemeniz gerekiyor; o sahneleri, absürt olan diyalogları, Michael Nyman'in enfes müzikleri eşliğinde bıçak gibi keskin karakterlerin en canlı duyguları seyirciye anlatışına tanık olmaktan başka çaresi yok seyircinin.

8 Ocak 2018

Douglas Adams: Papağanlar, Evren ve Her Şey (2001)

8 Ocak 2018 2
1952 yılında doğan ve 2001 yılında henüz 49 yaşındayken geçirdiği kalp krizi yüzünden ölen Douglas Adams, Otostopçunun Galaksi Rehberi ve Dirk Gently kitap serileriyle bende sayısız ufuklar açmış, hem mizahın hem de bilim kurgunun ne kadar güzel şeyler olduğunu zihnime silinemez bir biçimde çakmıştır.

Şöyle ifade edeyim, Otostopçunun Galaksi Rehberi'ni okurken bazen kıkırdıyor bazen kitabı bırakıp nasıl böyle dahice bir şey yazılabilir diye odanın içinde turluyordum. Abarttığım düşünülebilir, ama aslında utandığım için az bile anlatıyorum, çünkü ortada gerçekten beni sarsan bir metin olduğunda aklımı yitirecek gibi oluyorum. Sanırım bir şeyler okumayı da bu yüzden seviyorum. Omuzlarımdan tutulup sarsılma hissini arıyorum; çoğunlukla anlamı olmayan bu hayatın bir anlığına çok farklı anlamlar kazandığını hissediyorum.

30 Aralık 2017

Pier Paolo Pasolini: Salo, ya da Sodom'un 120 Günü Üzerine (1975)

30 Aralık 2017 0
Hanımlar, beyler! Hepinize merhaba! Ve işte 2017'nin son çevirisiyle karşınızdayım.

Yılın son çevirisi olarak ne yapsam diye aslında epey düşündüm ve birçok farklı bakımlardan önemli birçok farklı şey koydum karşıma; en nihayetinde Pier Paolo Pasolini'nin Türkçeye "Salo, ya da Sodom'un 120 Günü" adıyla çevrilen filmine dair bir şeyler yapmak istedim.

Bilindiği üzere bu film, Pasoli'ninin son filmidir; filmin yayınlanmasından sonra Pasolini öldürülmüştür. Film ile bağlantılı olduğu söylense de, Pasolini'nin hayatına dair başka ayrıntıların da buna sebep olmuş olabileceği düşünülmektedir.

Bu filmi ilk izlediğimde, aslında izlediğim bir şeyden pek etkilenen biri olmamama ve hatta Marquis de Sade sevmeme rağmen rahatsız olmuştum. Ortada bir grup çocuğa yapılan işkence ve istimarın ötesinde beni rahatsız eden bir şeyler vardı. Bir gücün (iktidarın) birilerine istediğini yapabiliyor olma fikri beni boğmuştu.
 
|| © 2018 - Herhangi bir hak bulursanız, saklayın! || Tasarım: Pocket ||